En İyi Anime Filmleri

tarafından
10
En İyi Anime Filmleri

Anime filmlerini genellikle genç kısımlar çok sever. Biraz yaşı yüksek kısımlara çocukça gelse de aslında Anime filmleri, dizileri her kesime hitap edebiliyor. Bu yazımızda sizlere bunca zamana kadar çıkmış en iyi Anime filmleri listeledik. Eğer Anime izlemeyi seviyorsanız ya da başlamak istiyorsanız bunları izleyerek başlayabilirsiniz.

5 Centimeters Per Second

The Chosen Cherry Blossoms (26 dk): Akari Shinohara, ilkokuldan mezun olduğu yıl Tokyo’dan başka bir şehre taşınır. Takaki ve Akari, birbirleriyle mektuplaşarak bağlantılarını sürdürürler. Bir gün Takaki, ailesinin Tokyo’dan epey uzak bir adaya taşınacağını öğrenir ve taşınmadan önce Akari’yi trenle son bir kez ziyaret etmeye karar verir. Bölüm 2 – Cosmonaut (21 dk.): Yıllar geçer ve Takaki hala Akari’ye emailler yazmaktadır, ama hiç birini göndermez. Sumita Kanae, Takaki’nin sınıf arkadaşı, ondan hoşlanmaktadır ama bunu ona söyleyecek cesareti yoktur. Bölüm 3 – 5 Centimeters per Second (16 dk): Takaki artık bilgisayar programcısı olarak çalışmaya başlamıştır ve arada sırada eski hayatını ve aşkını hatırlamaktadır. Bir gün, bir demiryolu kavşağında, kendisine tanıdık gelen bir kadının yanından geçer. Slice of life hikayesi ile hafif melankolik, sakin bir anime. Hikaye 3 bölümde anlatılmış. Her birinde hikaye farklı bir bakış açısı ile devam ediyor. İlk bölüm Takaki’nin, ikinci bölüm Kanae’nin, son bölüm de Akari’nin gözünden anlatılır.

Cowboy Bebop


Günümüzden 70 yıl kadar uzak bir gelecekte geçen film, bir Cadılar Bayramı arifesinde geçer. Bebop adlı ödül avcıları, galaksiler arası avcılık yapan Spike ve sıradışı arkadaşlarından kurulu bir ekiptir. Sıradaki işleri ise Mars’ta gerçekleşen bir saldırıyı çözmek ve saldırıyı gerçekleştiren teröristleri yakalamaktadır. Korku içerisinde olan halk Cadılar Bayramı’nın daha büyük bir kaosa dönüşmesinden korkmaktadır. Yola çıkan Spike ve ekibi, başlarda kolaylıkla altından kalkabileceklerini düşündükleri bu görev sırasında geçmişleriyle yapacakları esaslı bir yüzleşmeye sürükleneceklerdir.

The Place Promised in Our Early Days


Alternatif bir gerçeklikte Japonya, İkinci Dünya Savaşı sonunda Kuzey ve Güney olmak üzere ikiye bölümüştür. Honshū, Kyūshū ve Shikoku adaları Amerika Birleşik Devletlerinin, Hokkaidō ise Birliğin kontrolü altındadır. Birlik 1974 yılından itibaren Hokkaidō’da inanılmaz yüksekliğe sahip bir kule inşa etmeye başlar. Kulenin yüksekliği o kadar fazladır ki Tokyo’dan bile görülebilmektedir. 1990 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Güney’den çekilmesinin ardından iki ülke müttefik olarak kalır. Ancak Kuzey’deki Birlik varlığı devam etmektedir ve Kuzey, Güney arasındaki sınır gerginlikleri güncelliklerini korumaktadır. Bu esnada Uilta isimli bir yeraltı örgütü Japonya’yı tekrar bir araya getirmek üzere Birlik sınırında çeşitli eylemler gerçekleştirmektedir. 1996 yılında, Güney Japonya’nın Aomori vilayetinde yaşayan üç arkadaş, Hiroki Fujisawa, Takuya Shirakawa ve Sayuri Sawatari birbirlerine bir gün Hokkaidō kulesinin sırrını keşfedeceklerine dair söz verirler. Hiroki ve Takuya bugünden sonra küçük bir uçağın inşasına başlarlar. Ancak, Sayuri o yaz yakalandığı garip uyku hastalığı nedeni ile Tokyo’ya götürülür. Aradan geçen üç yıl üç arkadaşı tamamı ile farklı yönlere savurmuştur. Hiroki, Sayuri’nin ortadan kaybolmasının ardından Tokyo’ya taşınmış, hükümet için araştırmalar yapan Takuya ise Uilta ile ilişkiye girmiştir. Birbirlerine verdikleri sözün ardından geçen üç yılın sonunda Hiroki, Sayuri’yi bulur ve komada olduğunu öğrenir. Sayuri’nin bilincini geri getirmek için Takuya’nın yardımını isteyen Hiroki bir süre sonra Sayuri ve Hokkaidō kulesi arasındaki esrarengiz bağlantı ile yüzleşecektir.

The Secret World of Arrietty


Yıl 2010, yer Tokyo. sadece 10 cm. boyunda olan Aşırıcılar adı verilen ve insanların evlerinin yer döşemelerinin altında yaşayan bir grup minik insandan biri olan 12 yaşındaki Sho, annesinin eskiden çocukluğunun geçtiği eve gelir. Fakat burada bir kedinin çalıların arkasındaki bir şeye saldırmasına tanık olur. Daha sonra bir karganın saldırısına uğrayan kedinin peşinden merakla giden Sho, bir Aşırıcı olan Arrietty ile tanışır. O gece, Arrietty’nin babası Pod küçük kızına nasıl şeker aşırdıklarını göstermek için onu döşemenin üstüne çıkarır. O sırada Arrietty, Sho’nun uyanık olduğunu fark edip elindeki küp şekeri düşürür. Sho her ne kadar korkmalarına gerek olmadığını söylese de, Pod yine de taşınmaları gerektiğine karar verir…

The Girl Who Leapt Through Time


Mokoto Konno isimli genç kız, zamanda atlama yaparak geçmişe gidip olayların akışını değiştirebildiğini keşfedecektir. İlk başta eğlenceli gibi gözüken bu durumun hayatının akışını tamamen değiştirmekle kalmayıp diğerlerininkini de etkilediğini farkettiğinde zamanda atlama yapmaktan vazgeçer. Yalnız belirli bir sayıda zamanda gidip geldiğini öğrenince bozduğu işleri düzeltmek için onları da kullanmaya karar verir.

Short Peace


Bir gezgin, gittiği terk edilmiş bölgede hayaletlerle karşı karşıya kalır. Antik Japonya’ya geri döneceğimiz bu anime filminde bir kutup ayısı kırmızı bir canavardan saray halkını korumaya çalışır. Fütüristik Japonya’da askerler robotik güçlerle müdacele verecektir.

Howl’s Moving Castle


Yürüyen Şato, kendisine yapılan büyünün etkisini yok etmeye çalışan genç bir kızın hikayesini anlatıyor. Sıradan bir genç kız olan Sophie şeytani bir cadı tarafından büyüyle doksan yaşında bir kadına dönüşür. Sophie artık fazlasıyla yaşlanmış ve çevresi tarafından tanınmaz bir görünüme bürünmüştür. Bu yüzden büyük bir umutsuzluğa kapılan ve yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalan Sophie, Howl isimli yürüyen bir şatoda yaşayan bir büyücünün yanına yerleşir. Bu şatoda yaşayan cinlerden biri de Sophie ile aynı kaderi paylaşmaktadır. Aynı amaç etrafında buluşan ikili kendilerine yapılan kara büyünün etkisini yok etmeye çalışacaklardır. Bu sırada şatonun dışında patlak veren savaş ülkenin birlik ve beraberliğini tehdit etmektedir. İkili artık hem kendileri için hem de ülkeleri için canları pahasına savaşmak zorunda kalacaktır.
Animasyon dehası Hayao Miyazaki imzalı olan film animasyon türünün en yaratıcı yapıtlarından biri.

The Cat Returns


17 yaşında kendi halinde bir genç kız olan Haru, okula giderken, bir kamyonun altında ezilmek üzere olan bir kedinin hayatını kurtarır. Ardından kedi şaşırtıcı bir şekilde konuşmaya başlar ve genç kıza teşekkür ederek ortadan kaybolur. Ertesi gece ise Haru’nun önemli misafirleri vardır. Kedi Kral, Haru’ya, oğlu Prens Lune’u kurtardığı için teşekkür etmeye gelmiştir! Dahası Haru’dan oğluyla evlenip prenses olmasını istemiştir. Haru sabah uyandığında tüm bu yaşananların garip bir rüya olduğunu düşünürken, kısa bir süre sonra kendini kediler alemine giden esrarengiz köprüde bulacaktır. Bu tuhaf dünyadan kurtulmak ise zannettiği kadar kolay olamaycaktır.

From Up on Poppy Hill


Gençlik yıllarını yaşayan Umi, beş kişilik ailesinin en büyük oğludur. Babası Kore Savaşı sırasında kaybolmuştur ama Umi onun döneceğine dair ümidini kesmez ve babasının dönme ihtimaline karşılık her gün çift flamayı evlerinden sallamaktadır. Tam da bugünlerde bir lisede ortaya çıkan bir öğrenci hareketinin ortasında kalır, bir yandan genç Jun’a âşık olur. Ama arlarında ikisinin de tahmin etmediği farklı bir bağ ortaya çıkar…
Filmin yönetmenliğini Goro Miyazaki üstlenirken orijinal hikaye Tetsurô Sayama’ya ait. Senaryoyu ise Hayao Miyazaki ve Keiko Niwa beraber kaleme almışlar. Film 31. İstanbul Film Festivali’nde ülkemizde de gösterilmişti.

A Letter To Momo


Genç bir kız olan Momo’nun babası yeni vefat etmiştir. Babası ona bitirilmemiş bir mektup bırakır. Momo da birlikte yaşamak için Tokyo’dan taşınarak bir Japon adasında yaşayan annesinin yanına gider. Momo oradaki yaşamı keşfeder. Diğer çocuklarla kaynaşmaya çalışır. Ancak çok zaman geçmeden tuhaf olaylarla karşı karşıya kalır…